Blogger tarafından desteklenmektedir.
Oooo neler var neler!

14 Şubat 2019 Perşembe

KONU: ,

SAĞLIKLI BESLENME SIRLARI


Selamlar. Bildiğiniz üzere sağlıklı beslenmenin yöntemleri ve yiyeceklerin türleri son dönemdeki insan doğasına ilişkin bilimsel keşifler eşliğinde oldukça değişti. Ben de elimden geldiğince en doğru şekilde beslenmeye özen gösteriyorum ama sevdiğim bir dostumun ricasını kırmayarak nasıl beslenileceğine dair ipuçlarını örnekleyerek anlatmaya karar verdim.

Her ne kadar bilimsel verileri ve sonuçlarını çok iyi araştırsam da kafa karışıklığı yaratmamak adına net olarak nasıl beslendiğimi, insan vücuduna zararlı ve faydalı olan yiyecekleri nedenini de gerekli yerlerde açıklayarak sizlere aktaracağım.

Ne yapıyoruz? Vücudumuzun ihtiyacı olan iyi kolesterolü yükseltiyoruz. Nasıl mı? Doğal yağlarla. Bunlar, Zeytin, Badem, Susam, Ceviz, Hindistan Cevizi, balık ve tabii ki tere yağı.

Örneklendirecek olursak, her sabah bir tatlı kaşığı hindistan cevizi yağı ve yanında takviye olarak balık yağı (Omega3, DHA değeri yüksek olmalı) alıyorum. Bunlar beyin ve kalp için gerekli proteinleri üretiyor. Bu proteinlerin gerekli yerlere taşınmasını kolaylaştırmak için yapmamız gereken ise türk kahvesi veya filtre kahve ile güne başlamak.

Kahvaltı günün en önemli öğünü olsa da öğlen vaktine sarkıtmak ketonize olmanıza ve vücut direncininzin artmasına neden oluyor. Bu sayede öğlen yapılan bir kahvaltı günün geri kalanında sizi destekliyor. Burada daha önce yaptığım kahvaltı listesine bir göz atalım isterseniz.
1. Labne Peyniri
2. Yağlı inek peyniri (Ezine)
3. Kaymak
4. Karabuğday patlağı (Ekmeksiz yapamayanlar için)
5. Sayısız yumurta (İster tereyağında kızarmış, ister haşlanmış)
6. Mevsim domatesi
7. Maydonoz
8. Mevsim yeşil biberi
9. Mevsim Salatalığı
10. Çemen (Kayseri usulü)
11. Zeytin (Her çeşit)
12. Tereyağı
13. Hindistan cevizi yağı
14. 5 adet Ceviz
15. Kahvaltıda çay
16. Kremalı Türk Kahvesi (Üzerine yada güne başlarken uyandıktan sonra)
17. Filtre Kahve (Kahvaltı öncesi)


Sayısız yumurtayı gördünüz herhalde. Peki neden yumurta? Önce şunu belirtelim. Omega3 tüm vücut için çok gerekli bir gıda. Bunu en uygun ve kolay alabilmenin yolu omega3 takviyesi, yumurta ve cevizden geçiyor. 

Diğer konuya gelirsek ne yapıyoruz sorusuna yağlarla iyi kolesterolü yükselttiğimize değinmiştik. Proteinle ise hem bağışıklık sistemimizi hem de kas dengemizi sağlamlaştırıp vücudumuzun yapısını güçlendiriyoruz.

Protein için kahvaltıda yumurtadan bahsettik. Şimdi sıra akşam yemeğine geldi ancak daha önce ara öğün yapanlar için bir iki önerim olacak ve burada tatlı meyvaların neden yenmemesi veya haftada bir iki adet yenmesi gerektiğini anlatmam gerekiyor.

Üzüntünüzü görür gibiyim. Aynı şey maalesef bende de ortaya çıktı. Hele ki üzüm, kavun, karpuz ve kiraz gibi meyvaları doyasıya yiyememek benim gibi meyva hastası biri için tam bir düş kırıklığı oldu. Peki neden yemiyoruz? Doğal şekerimizi arttırıp, glikoz ve fruktoz seviyelerimizi yükselterek vücudumuzun enerji harcama yeteneğini kısıtladığından dolayı. Bu ne demek şimdi? diye soruyorsunuzdur eminim. Bu bir türlü kurtulamadığınız gereksiz kiloların ana kaynağı demek. Bir de kilosu hiç değişmeyenler vardır. Onlar da 'iyi, bizim için önemli değil' diyebilirler ama bu durum onlarda diyabetten tutun da kalp sorunlarına kadar çok daha değişik şekillerde ortaya çıkıyor.

Burada şunu belirteyim. Üç beyaz deriz ya, aslında o, iki beyaz. Unu zaten gluten içerdiğinden dolayı insan vücuduna sokmamalısınız. Şeker almıyorum diyenler için de glikoz ve fruktoz içeren meyvalar ve gıdalar en büyük tehlikeyi oluşturuyor.

Üçüncü beyaza gelirsek. Öncelikle bazı kurallar koyun kendinize. Benimkiler şu şekilde; her yemeğe iki çay kaşığından fazla tuz koymam. Masaya tuzluk asla koymam. Her iki gram tuza karşılık bir litre su içerim. Çünkü günlük su miktarı üç litre, tuz miktarı 6 gram olacak şekilde ayarlıyorum. Bu sayede vücuttaki histamini, yani aksırık, nezle, gıcık gibi olayları da önlemiş oluyorum. Son olarak kendinize bir adet tuz öğütücü alın ve kaya tuzundan şaşmayın.
Peki ara öğünlerde ne yapabiliriz? Alternatif olarak ben yoğurt, havuç, ceviz, fındık, badem, salatalık, leblebi gibi atıştırmalıklar öneriyorum.

Bazı yanılgılarımı söylemeden edemeyeceğim. Mesela içeceğiniz süt laktozsuz olmalı. Paket halde satılan mısır gevreği, tahıl türevlerine sakın güvenmeyin. En çok tehlike ihtiva edenler kimyasal koruma ile desteklenmiş, sağlığa çok iyi geldiği iddaa edilen bu tür ürünlerdir.
Akşam yemeğine geldiğimizde yine sebze ve bakliyat ağırlıklı yemeklere özen gösterebilirsiniz. Protein desteği olan tavuk, balık, et üçlüsünü atlamamak gerekiyor ama artık bilimsel olarak kabul edilen bir gerçek olan, bu besinlerin yağlı olanlarının (çok olamamak kaydıyla) iyi kolesterolü desteklediği net olarak biliniyor.
Burada probiyotik ve kurkumin almak önemli. En iyi probiyotik kaynakları, el yapımı yoğurt ve el yapımı turşudur ama bunları bulamıyorsanız eczaneden probiyotik desteği de alabilirsiniz. Ayrıca ben yemeklere mutlaka bir çay kaşığı Zerdeçal koyuyorum. İçindeki kurkuminin faydası saymakla bitmez ama en büyük faydalarından biri ödem atmayı kolaylaştırması. Eğer yemekte olmaz derseniz bir bardak ılık suyla da alabilirsiniz.

Gelelim ne yapmadığımıza. Toz şeker mutfağımda bulunmuyor. Şeker kaynağım ise tahin-pekmez karışımındaki az miktarda pekmez ve doğal arı balı. Az miktarlar olmak kaydıyla, böğürtlen, çilek, kiraz ve kırmızı üzüm çok zarar teşkil etmiyor. Ayrıca, erik ve çağla da tatlı olmaması açısından rahatça tüketilebilir. 

Sebzelerden ve süt ürünlerinden alınan doğal karbonhidrat haricinde her türlü karbonhidrat kaynağı vücudu çürütmek için birbiriyle yarışır. Aslında resmi zehir diye nitelendirebilirim karbonhidratı.

Nedir? Her türlü umlu mamül, şehriye ve türevi, makarna çeşitleri, Tüm un içerikli paket ürünler, (kekler, tuzlu bisküviler), mısır ve glikoz şurubu içeren gıdalar.

Bu arada patates ve pirinç glikoz ihtiva etmesi açısından glutensiz ama çok tüketilmemesi gereken besinler arasında yer alıyor. Mısır da bir sorun yok. Mısır patlatıp sinema keyfi yapabilirsiniz ama tuzunu iyi ayarlamak kaydıyla.

Her türlü kabuklu kuruyemiş, hatta tohum insan vücudu için yararlıdır. Korkmadan tüketebilirsiniz. Özellikle, kabak çekirdeği, badem, fındık, yer fıstığı, fıstık, antep fıstığı ve tabii ki ceviz.

Son söz olarak, vücuttan karbonhidratı atıp yerine yağ ve protein koyarak, biraz da hafif idmanla (günde 5-10 bin arası adım atmak gibi) tam olarak sağlıklı bir yapıya kavuşmak aslında bir mucize değil. Bende oldu, sıra sizde. Saygılarımla.... 
  

Jakob Corewill

Burada paylaşılan yayınlar hiçbir şekilde herhangi bir şahsa yada kuruma zarar verecek nitelikte değildir. Öyle olduğunu düşünüyorsanız lütfen yukarıda, sağdaki sosyal ağlar menüsüne girerek bana ulaşın ama baştan söyleyim, bu yazı beni bağlamaz :D

0 yorum: