Blogger tarafından desteklenmektedir.
Oooo neler var neler!
Yemek etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Yemek etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

26 Eylül 2019 Perşembe

GÜNÜN EN ÖNEMLİ ÖĞÜNÜ


Selamlar. Bugün yaptığım kahvaltı tabağını çok beğendiğim için üzerinde bir kaç şey söylemek istedim. Uzun zamandır kahvaltı saatim öğlen 12 sularında ancak sabah 07'de kalkıyorum. Bu zaman zarfında nasıl besleniyorum derseniz sadece sağlıklı yağlar, çekilmiş kahve ve bitter ile bu arayı doldurduğumu ifade edeyim.

Tabii bundaki amacım vücudumun keton salgılamasına yardımcı olmak. Öğlen yediğim yukarıdaki, oldukça doyurucu kahvaltı ise gün boyu dinç kalmamı sağlıyor. Tabağın içinde bulunan maydanozun bol olmasının sebebi vücuttaki toksinlerin ve ödemin atılmasına yardım etmesi.

Hayvansal ve bitkisel omega3 ve protein deposu sayılan ceviz ve yumurtayı harika ikili olarak tanımlıyorum. Peynir, zeytin ve tereyağı ise Hdl (İyi Kollesterol) artımında yardımcı oluyor.

Bu kahvaltı beni kesmez diyorsanız, biraz çavdar ekmeği, bal ve pekmez ilave edebilirsiniz bu öğüne. Saygılarımla...
Yazar: Jakob Corewill - 9/26/2019

21 Eylül 2019 Cumartesi

PROTEİN VE YUMURTA İLİŞKİSİ

Selamlar. Uzun süredir yiyeceklerin taşıdığı besin değerlerini ve insan vücuduna sağladığı yarar ve zararları araştırıyorum ancak yumurtanın bu besinlerin içinde ayrı bir değeri olduğunu ifade etmek isterim. Tabii ki bu yeni bir bilgi değil ve birçok uzman bu konuda hemfikir ve zaten bu değerleri neredeyse hepimiz biliyoruz.Yine de tam olarak vücuda nasıl bir katkı sağladığını anlatmak istiyorum çünkü her ne kadar proteinin ve omega3'ün vücuda alınması önemli olsa da, ne kadar ve ne şekilde alındığıda önem taşıyor. Burada da değerler konusu devreye giriyor. Şimdi dilerseniz farklı kaynaklardan aldığım değer karşılaştırmalarına bakalım:

Besin Değeri100 gramda% Günlük Değer *
Kalori154 kcal% 7.7
Karbonhidrat0.7 g% 0.2
     
Protein12.9 g% 25.8
Yağ11.2 g% 17.2
     Kolesterol396.0 mg% 132.0
A Vitamini278.0 IU% 5.6
C Vitamini0.0 mg% 0.0
Potasyum147.0 mg% 4.2
Kalsiyum56.0 mg% 5.6
Demir2.1 mg% 11.7
Gördüğünüz gibi yumurtanın içinde C vitamıini yok. Buranın altını çizmek istedim. Lif oranı da 0 olan bu besinin içinde 6 gr protein bulunuyor. Yetişkin bir insanın (Yaklaşık 80 Kg), günlük alması gereken protein miktarı 64 gr. Bunun 26 gramı hayvansal, 38 gramı bitkisel olmalı. Yüz gram peynir yaklaşık 13 gr protein içeriyor. Bu hesaba göre günde 2 yumurta ve 100 gram peynirle günlük hayvansal protein ihtiyacınız karşılanmış oluyor. Bunun haricinde de Qoenzim Q10 ve Omega3 içeren besinlerle de (Tavuk, Kıyma, Ciğer, Balık) protein ihtiyacınızı tam olarak karşılayabiliyorsunuz.

Bitkisel proteinde ise günde yiyeceğiniz 5 ceviz, 4 gramlık bitkisel protein ihtiyacınızı karşılayacaktır. Aynı şekilde bir avuç fındıkta 5 gram protein bulunur. Burada asıl bahsetmek istediğim özel bir yiyecek olan yeşil mercimek; Her 100 gramında 24 gram protein bulunan bu bakliyat türü oldukça faydalı. Ayrıca 26 gram lif de içeren mercimek yemek tercihlerinizde atlanmaması gereken bir yiyecek.

Özetle yumurta protein açığı konusunda beslenme zincirinde önemli bir yere sahip ve sabah öğünlerinde mutlaka alınması gereken bir besin. Son olarak içeriğindeki omega3 değerinin de insan vücuduna sağladığı faydaları da gözardı etmemek gerekiyor. Saygılarımla
Yazar: Jakob Corewill - 9/21/2019

15 Temmuz 2019 Pazartesi

KETOJENİK BESLENME PROGRAMI

KETOJENİK BESLENME PROGRAMI

GÜNE BAŞLARKEN
BİR BAR BİTTER, BİR YEMEK KAŞIĞI HİNDİSTAN CEVİZİ YAĞI, DÖRT TATLI KAŞIĞI TAHİN, BALIK YAĞI (1200mg)
10.00 SULARINDA
Türk kahvesi, Filtre Kahve, Espresso (Süt Kaymağı kullanılabilir)
ÖĞLEN SAATLERİNDE
PEYNİR (HER ÇEŞİT), TEREYAĞI, YUMURTA, ZEYTİN, ZEYTİNYAĞI, DOMATES, Y.BİBER, MAYDANOZ, ÇAY, CEVİZ, BADEM
AKŞAMÜSTÜ AÇLIĞINDA
KÜÇÜK KASE YOĞURT, YEŞİL ELMA, SALATALIK, LEBLEBİ, KABAK ÇEKİRDEĞİ, BALIK YAĞI 2 (1200mg)
AKŞAM SEHERİNDE
KIYMALI – NOHUT, MANTAR, YEŞİL MERCİMEK, KABAK, PATLICAN / TAVUK (HER ÇEŞİT), BALIK, UNSUZ KÖFTE, SALATA, YOĞURT (CHİA ,KETEN TOHUMLU, ZERDEÇALLI), CACIK,GREÇKA PİLAVI
YATMADAN 2 SAAT ÖNCE
BİR, İKİ AVUÇ YER FISTIĞI, FINDIK, KABAK ÇEKİRDEĞİ VEYA AYÇEKİRDEĞİ
YAPILMASI GEREKENLER

YEMEKLERDE UN, AYÇİÇEK YAĞI KULLANMAYINIZ. TUZ OLARAK KESİNLİKLE DOĞAL KAYA TUZU TERCİH EDİNİZ. GÜNDE EN AZ 3 LİTRE SU İÇİNİZ. SÜT, PİRİNÇ, PATATES ÇOK AZ TÜKETİNİZ. BULGUR GLUTEN KAYNAĞI, MÜMKÜNSE YEMEYİNİZ. KAN DEĞERLERİNİZE GÖRE GÜNLÜK C, D VİTAMİNİ VE MAGNEZYUM TAKVİYESİ ALINIZ.
MEYVA OLARAK, AZ OLMAK KAYDIYLA KİRAZ, KIRMIZI ÜZÜM, KURU ÜZÜM, ÇİLEK, İNCİR, İNCİR KURUSU, KURU KAYISI VE ORMAN MEVVALARINI TERCİH EDİNİZ.
İÇİNDE UN, KARBONHİDRAT, ŞEKER (GLİKOZ-FRUKTOZ) OLAN BESİNLERİ HAYATINIZDAN ÇIKARINIZ. YOĞURT, YUMURTA HARİCİNDE PAKET ÜRÜNLER YERİNE DOĞAL OLANLARI VEYA DOĞAL YOLLARLA YAPILANLARI KULLANINIZ. GÜNLÜK EN AZ BİR SAAT HAFİF DE OLSA SPOR YAPINIZ.
PEKİ NEDEN; BİR TÜRLÜ KURTULAMADIĞINIZ HER ÇEŞİT İÇ HASTALIĞIN SONUCUNU DEĞİL, SEBEBİNİ ORTADAN KALDIRMAK İÇİN.
Yazar: Jakob Corewill - 7/15/2019

13 Haziran 2019 Perşembe

BUNLARI BİLİYOR MUYDUNUZ? HOMOJENİZE YOĞURT

Kimi zaman hepimizin beslenme ile ilgili bazı şüpheleri, bazı endişeleri olabiliyor. Bunları gidermenin iyi yollarından biri ise iyi araştırma yapmak. Neyse ki piyasada bu konuda bize yardımcı olabilecek birçok kaynak mevcut.

Gelelim yakın zamanda yaptığımız araştırmalara. Bunlardan ilki ev yoğurdu ve homojen yoğurt hakkında olacak. Hepimiz ev yoğurdunun gerçekten çok daha taze ve doğal olduğunu ve bu yüzden tercihen alınması veya yapılması gerektiğini düşünürüz. Ben de bu şekilde düşünüyorum hala ancak bir farkla. Yoğurdu tüketmemizin sayısız faydaları olduğu aşikar. Bunlardan en faydalısı tabii ki yoğurdun bir probiyotik kaynağı olması ve bağırsaklarımız için vazgeçilmez bir besin olduğu. Bu noktada yaptığım araştırma probiyotik kaynağı olarak hangi yoğurdu seçmemiz gerektiği ile ilgiliydi.

Bu noktada her zaman takıldığımız ana unsur homojenize yoğurdun neden ekşimediğiydi. Bunun içine koruyucu madde konulması ile olduğu şüphelerimiz vardı ve genel kanı hep bu yönde aslında ancak durum bu değil.

Yoğurdun istenilen kıvam, lezzet ve besleyicilikte olması için; Mikroorganizmalardan arınmış süt kullanılması, taze maya kullanılması, mayalamanın uygun sıcaklıkta ve sürede yapılması gerekir. Ev yapımı yoğurtlar bu koşullarda üretilemeyeceği için, ambalajlı yoğurtlara göre daha çabuk ekşirler.

Son olarak tabii ki doğal olarak yapılan yoğurtlar da gerçekten çok sağlıklı ancak hemen tüketilmesi gerektiği kanısındayım. Saygılarımla...


Yazar: Jakob Corewill - 6/13/2019

5 Haziran 2019 Çarşamba

BİTTER AMA HANGİSİ?


Selamlar. Bitter çikolata ile ilgili bir önceki yazımızdan hatırlarsanız, kakaonun insan vücuduna neden çok faydalı olduğunu ve ne şekilde tüketmemiz gerektiğini anlatmıştık. (Bakınız - Bitter Çikolata Mucizesi) Tabii ki bununla yetinmeyerek bu sefer piyasada en çabuk ulaşacağımız bitter çikolataları ve besin değerlerini araştırmaya başladık.

İlk olarak Eti, Ülker ve Buono markalarının besin değerlerini incelediğimizde her birinin 100 gramında %30'un üzerinde şeker ilavesi olduğunu görüyoruz. Burada Buonu şeker ilavesiz sütlü çikolatayı ayrı bir yere koymak gerekiyor ancak her ne kadar maltitol ile tatlandırılıp laktoz etkisini düşürücü bakteri üretimi sayesinde sindirimi rahatlatsa da içindeki kakao oranı sadece %30 olduğu için diğer alternatiflere yöneldik.

Bu esnada karşımıza çıkan Nestle 1927'nin %82 lik kakao değeri olan çikolatası hemen dikkatimizi çekti. Bir çok araştırmanın sonuçlarını değerlendirip, besin değerlerini ve vücuda etkisini karşılaştırdığımızda, 100 gramındaki %20 lik şeker oranı, kakao yüzdesi ile sağlıklı gıda kategorisinde diğer rakiplerini rahatlıkla geçiyor.

65 gramlık pakette her bar 1 gram şeker ilavesi içeriyor. Bu da demek ki gönül rahatlığıyla şeker dengenizi bozmadan bir porsiyon yani beş bar tüketebilirsiniz, tabii günlük 22 gram şeker ihtiyacınızı da düşünerek. Keyifli ve sağlıklı günler... 

Maltitol: Bir şeker ikamesi olarak kullanılan bir şeker alkoldür. Esmerliğin% 75–90'ında tatlılık ve esmerleşme hariç neredeyse aynı özelliklere sahiptir. Sofra şekeri yerine kullanılır, çünkü yarısı kaloriktir, diş çürümesini arttırmaz ve kan şekeri üzerinde bir miktar daha az etkiye sahiptir.



Yazar: Jakob Corewill - 6/05/2019

12 Mayıs 2019 Pazar

BİTTER ÇİKOLATA MUCİZESİ

Selamlar. Bildiğiniz gibi elimden geldiği kadar yaptığım araştırmaları ve faydasını gördüğüm yiyecek türlerini sizlerle paylaşıyorum. İşte onlardan bir tanesi daha. Sizin için bitter çikolatayı ve faydalarını bilimsel olarak araştırıp sonuçları ayrıntılı bir şekilde ortaya koyan Celal Bayar Üniversitesi Öğretim üyesi Doç. Dr. Özlem Tokuşoğlu'nun yazısından aldığım bilgileri en sade şekilde sizlere anlatacağım.

Bitter'in neden ve nasıl faydalı olduğuna geçmeden önce %70 oranında kakao içeren bitter çikolata için önerilen günlük doz sadece 7 gram. Bu da her bir barın yarısı kadar.

Neden bitter sorusuna vereceğimiz cevap tabiiki bol kakao oranı olacaktır çünkü kakaoda kırmızı şaraba oranla iki, yeşil çaya oranla üç kata daha fazla fenolik antioksidan madde bulunur. Peki fenolik antioksidan nedir ve vücudumuza neden gereklidir?

Herşeyden önce kakao çok güçlü bir potasyum ve bakır kaynağıdır. Bu da demiri absorbe etmede son derece faydalıdır.

Kakao ve çikolata, tüketen kişiye enerji verir kan şekerini hızlı yükseltmeyen glisemik indeks açısından özel bir gıdadır. Bağışıklık ve üreme sistemi için faydalı olan demir (Fe) ve çinko (Zn) bakımından da oldukça zengin bir üründür.


Yapılan araştırmalarda kakaonun kötü kolesterol (LDL) seviyesini indirerek, damar genişlemelerini baskılayıp, kalp ve damar sağlığını koruyucusu etkisi olduğu net şekilde saptanmıştır. Ayrıca insüline karşı duyarlılığı arttırıp bağışıklık sistemini güçlendirerek enflamasyonu azalttığı da yapılan tespitler arasındadır. 


Kakaonun sağlık etkilerine ilişkin yapılan araştırmalar kapsamında; beyni koruduğu, takviye ettiği, hafızayı ve bilişselliği geliştirdiği, immün fonksiyonu takviye ettiği, spesifik immün hücrelerini artırdığı, kalp sağlığını takviye ettiği, serbest radikalleri, enflamasyonu, stresi nötralize edebildiği, cilt yenilenmesine yardımcı olabildiği, cildi ve deriyi UV radyasyonundan koruduğu, dokulardaki enflamasyonu minimize edebildiği, kalp, kas, beyin fonksiyonlarını takviye edebildiği, serbest radikal hasarlarını ve enflamasyonu bloke ederek kan damarlarının rahatlamasına yardımcı olabildiği ve toplamsal performansı yükselttiği rapor edilmektedir.

Ayrıca sağlık araştırmaları ışığında, hücre sağlığını koruduğu, oksidatif stres, enflamasyon, serbest radikal hasarından hücreleri koruduğu ve hücre sağlığını iyileştirdiği, toplamsal enerjiyi artırmak için hücresel metabolizmayı geliştirdiği, ağız sağlığını geliştirdiği, iyileştirdiği ve diş eti dokularındaki serbest radikal hasarlarını önleyebildiği, diş çürümelerini tetikleyen bakterileri inhibe edebildiği, esansiyal beyin kimyasallarını geliştirdiği ve psikolojiyi takviye edebildiği de ifade edilmektedir.




Özetle bakılacak olursa, özellikle kakao polifenollerinin antioksidan aktiviteye sahip olmaları, kan basıncı ve bağışıklık sistemi üzerinde olumlu etkilerinin olması, antimikrobiyal ve antialerjik özellikleri, antiaterojenik özellikleri, endotelyal fonksiyonu iyileştirici özellikleri ve nitrik aside bağlı damar genişletici etkileri, ağrı kesici yönü, LDL üzerine inhibe edici etkileri ve damar tıkanıklığı üzerinde durdurucu etkileri belirli çalışmalarla ortaya konulmuştur.
Tipik ticari çikolatada, çikolata üretim işlemi sonrası söz konusu tüm değerli flavonoidlerin düzeyleri, yarıdan daha aza inmektedir. Bu anlamda, bitter (koyu, siyah) çikolata tüketilmesi önerilmektedir, zira bitter çikolatada biyoaktiflerin konsantrasyonu yüksektir.

Sütlü çikolata, süt içerir, süt; çikolata fenoliklerinin antioksidan kalitesini etkisizleştirir. Sütteki proteinler, bu antioksidanları bağlar ve vücut tarafından fenolik antioksidanların daha az absorbe olmasına yol açar.

Bitter çikolata (koyu, siyah çikolata), sütlü çikolatadan daha az şeker ihtiva eder. Şeker bilindiği üzere; immün sistemin fonksiyonlarını zayıflatmaktadır, bu noktada şekerin az olduğu bitter çikolataların tercihi son derece önemlidir.


Araştırma sonuçlarına göre; haftada iki ya da üç kez olmak üzere, önerilen günlük çikolata tüketiminin gün başına 6.7 g/gün olduğu ifade edilmektedir; yani günlük yaklaşık 7 g tüketimin sağlık etkileri açısından olumlu olduğu belirtilmektedir. Diabeti önlemede önemlilik arzeden glukoz metabolizması üzerinde, kan basıncı üzerinde ve kardiyovasküler sistem üzerindeki olumlu etkilerini alabilmek için, beyindeki endorfin düzeylerinin kontrollü yükselmesi ve fizikselaktif hareketlerde olumlu etkiler oluşması için uygun tüketim normu olarak belirlenmiş çikolatanın bu miktarı, bir bar çikolatanın yarısından aza karşın gelmektedir

İşte bu açıklamalar bize neden günde yarım bar bitter çikolata tüketmemiz gerektiğini çok daha net şekilde açıklıyor. Sağlıklı günler dilerim...

Kaynak: Tokuşoğlu Ö.2015. Kakao ve Çikolata Bilimi ve Teknolojisi. Sidas Medya Yayıncılık A.Ş, İzmir
Yazar: Jakob Corewill - 5/12/2019

1 Mayıs 2019 Çarşamba

SAĞLAM VÜCUT DİYETİ / STRONG BODY DIET

Selamlar. Uzun zamandan beri yaşam şeklimi değiştirip, iyi bir yemek, uyku ve spor düzeni oluşturduğumdan beri hayatımın hiç olmadığı kadar iyiye gittiğini itiraf etmeliyim. Zihnim oldukça iyi çalışırken, bedenim son derece aktif duruma geldi. Bunun yanında uyku sorunum ortadan kalkarak derin ve dinlendiren bir uyku haline dönüştü. Şimdi bunu nasıl yaptığımı daha önce birçok yazımda anlatmıştım ama artık detaylara inme zamanının geldiğine inanıyorum.  
Tabii bu duruma gelmemde bana yardımcı olan değerli arkadaşlarımın ve ailemin verdiği desteği de unutmam mümkün değil. 
Bugünkü konumuz sağlıklı bir şekilde vücudu yıkmadan nasıl beslenileceği ve kilo verileceği ile ilgili daha çok. Bunun için benim uyguladığım diyeti size göstermek için Diyetkolik sitesinden bazı listeler hazırladım. Bunlardan ilki yukarıda gördüğünüz kalori hesabı.
Sadece sağlıklı karbonhidratı aldığımız vücudumuz protein desteği ile sağlam bir yapıya kavuşurken, enerji kaynağını sağlıklı yağlardan alarak iyi kolesterolü yükseltip, tansiyonu düzenli seviyeye getiriyoruz. Nasıl mı?
Sabah sizi öğlene kadar götürecek ve güne rahat başlamanızı sağlayacak yağlarla başlayalım.



Burada eklemeyi unuttuğum iki şeyden biri, tahinin içine az miktarda ilave edeceğiniz pekmez, bal veya tahini yarım muz ve benzeri meyvenin üzerine koymanız. İkincisi ise bu yağlardaki proteinlerin (Omega3, Koenzim Q10) hızla yerlerine ulaşabilmesi için içeceğiniz Türk kahvesi veya filtre kahve. Sütsüz olmaz diyorsanız süt laktozsuz olmalı. Onun yerine süt kreması veya hindistan cevizi yağı da kullanabilrsiniz.
Öğlen vaktine kadar bu gıdalar sizi idare edecektir. Gelelim öğlen kahvaltısına;



Oldukça sağlam kalorisi olduğunu görebiliyorsunuz. Buna rağmen akşama kadar acıkırsanız arada sayısız salatalık tavsiye edebilirim. Akşama geldiğimizde;




Yukarıdaki listede tavuk yerine balık yada et tercih edebilirsiniz. Tamamen size kalmış. Bunun yanında protein destekli bakliyatlar da tercih edilebilir. Akşam vakti midemiz bazen kazınabilir. Bunu önlemek için;


Bir avuç yer fıstığı, fındık, kabak çekirdeği ve leblebi alabilirsiniz ama yer fıstığı kilit konumunda. İki sebepten; ilki Koenzin Q10 kaynağı olması, ikincisi mide dostu olması. Böylece mideniz sizi rahatsız etmeden iyi bir uyku çekebilirsiniz. 
Fark ettiğiniz gibi şeker üretici hiçbir besin yok. (Unlu mamüller, Tatlılar, Makarnalar, Meyvalar, Şekerli gıdalar)
İnsan vücudu kendi kendine yetecek şekeri rahatlıkla üretirken buna eklenebilecek her türlü şeker fazlası sizi çürütmeye başlayacaktır. Bu anlamda şekerden uzak durmak en iyisidir. 
Yine de şekersiz olmaz diyenler için arı balı, keçiboynuzu pekmezi, haftada iki meyve veya bitter çikolata önerebilirim. Vazgeçemiyorsak zararı en aza düşürebiliriz böylece. Sağlıklı günler sizlerin olsun. 
Yazar: Jakob Corewill - 5/01/2019

8 Mart 2019 Cuma

MANTARLI TAVUK IZGARA


Selamlar yine hafif, sağlıklı bir akşam menüsüyle daha karşınızdayım. Bugünkü tarifimiz tavuk ızgara, sote mantar. Hem çok besleyici, hem kalorisi düşük ve bol protein kaynağı bu yemeğin yanında ise destekleyici olarak içine chia tohumu ve sumak ilave edilmiş köy yoğurdu var.

İÇİNDEKİLER
250 gram tavuk bonfile
250 gram mantar
Bir tatlı kaşığı Zeytinyağı
Yeterince tuz, karabiber, kimyon ve pul biber
Garnitür (Ben çeri, maydonoz ve ısırgan otu kullandım)

YAPILIŞI
Tavuk bonfilemizi ince yarıklar açarak kızgın tavaya atıp her iki tarafını mühürledikten sonra, üzerine hafif zeytinyağı gezdirip biraz tuz ilave ederek kısık ateşte ızgaralıyoruz. Kızardıktan sonra onları alıp mantarları aynı tavanın içinde yüksek ateşte kavuruyoruz. Tabağa aldığımız mantar ve tavuğun yanına garnitürlerini de ekleyerek afiyetle yiyoruz.

Yazar: Jakob Corewill - 3/08/2019

2 Mart 2019 Cumartesi

MEVSİME GÖRE TAZE GIDALAR

OCAK

Sebze = Kereviz, lahana, brüksel lahanası, brokoli, havuç, pırasa, ıspanak, pazı, kara turp, kırmızı turp,taze yeşil kabak

Meyve = Elma,nar, portakal, armut, ayva, greyfurt

ŞUBAT

Sebze = Brokoli, brüksel lahanası, karnabahar, pazı, ıspanak, pırasa, pancar, havuç, turp, kereviz, mor lahana, brokoli, taze yeşil yabak

Meyve = Mandalina, Elma, portakal, muz, armut, greyfurt, ayva.

MART

Sebze = Ispanak, havuç, pırasa, kırmızı turp, brokoli, pancar,taze yeşil kabak

Meyve = Elma, muz

NİSAN

Sebze = Taze soğan, taze sarımsak, kuşkonmaz, taze kekik, bakla, marul, barbunya, bezelye, semizotu

Meyve = Can eriği

MAYIS

Sebze = Enginar, bakla, madımak, semizotu, papatya, ebegümeci, domates, salatalık, barbunya, bezelye,marul

Meyve = Çilek, yeşil erik, malta eriği, dut.

HAZİRAN
Sebze = Enginar, taze patates, taze fasulye, bakla (ayın ortasına kadar), bezelye, kabak, patlıcan, sivribiber, domates, salatalık, kuzu ıspanak, semizotu, rezene, marul, üzüm yaprağı, taze soğan, taze sarımsak, dereotu, dolmalık biber, çalı fasulyesi, barbunya, bamya, çarliston biber

Meyve = Kiraz, yeşil erik, malta eriği, kayısı, şeftali, dut.

TEMMUZ

Sebze = Domates, salatalık, bezelye, dereotu, kum havucu, taze fasulye, kuzu ıspanak, kabak, patlıcan, semizotu, sivribiber, dolmalık biber, çalı fasulyesi, barbunya fasulyesi, çarliston biber

Meyve = Kayısı, şeftali, kavun, sarı erik, karpuz, ahududu, vişne.

AĞUSTOS

Sebze = Domates, salatalık, patlıcan, dolmalık biber, çarliston biber, sivribiber, taze fasulye, barbunya fasulyesi, kabak, mısır, kırmızı salçalık biber, çarliston biber

Meyve = Kayısı, kavun, kırmızı erik, şeftali, vişne, böğürtlen, karpuz, incir, mürdüm eriği, üzüm.

EYLÜL

Sebze = Mantar, patlıcan, mısır, pazı, biberiye, barbunya fasulyesi, kabak, dolmalık biber, kırmızı salçalık biber, çarliston biber,havuç, salatalık, sivribiber, taze fasulye

Meyve = Mürdüm eriği, fındık, kavun, karpuz, incir, üzüm.

EKİM
Sebze = Mantar, fındık, ceviz, ıspanak, yerelması, pırasa, lahana, kıvırcık salata, kırmızı turp, karnabahar, havuç, patlıcan, salatalık

Meyve = Armut, ceviz, üzüm, elma, greyfurt, mandalina, muz.

KASIM

Sebze = Balkabağı, kabak, beyaz lahana, kereviz, pırasa, yerelması, havuç, ıspanak, karnabahar, pazı, mor lahana

Meyve = Ceviz, kestane, üzüm, elma,muz, mandalina, nar, armut, kivi,greyfurt

ARALIK

Sebze = Balkabağı, beyaz lahana, yerelması, pırasa, brüksel lahanası, karnabahar, ıspanak, kereviz, havuç, pazı, kara lahana, mor lahana

Meyve = Elma, mandalina, portakal, nar, armut, muz, kivi, kestane, greyfurt, ayva

Dereotu, Maydanoz, Soğan, Patates yılın her mevsimi tüketilebilir.


Yazar: Jakob Corewill - 3/02/2019

1 Mart 2019 Cuma

KALP VE ŞEKER İÇİN BESİN ÇEŞİTLERİ

Şu an aşağıda bulunan liste tamamen birçok değerli dostumun bilgisine danışarak uyguladığım beslenme çeşidindeki gıdaları içermektedir. Bunu paylaşmamın amacı kalp ve şeker hastalığı olanların bu tarz beslenmeyle kendilerini koruyabileceklerini düşünmemdir. Besinlerin nasıl kullanılacağını zamanla anlatmayı düşünmekteyim ancak ilk etapta hangi besinleri ve takviyeleri hangi ölçülerde ve neden aldığımı anlatmak istiyorum.

Liste tamamel kişisel tecrübelerime dayanmaktadır. Listede bulunanlar günlük bence alınması gereken vitamin, protein ve yağ gruplarından örneklemedir. Temel olarak bu besineler Omega3, Hdl(İyi Kollesterol), Probiyotik, Kurkumin, C vitamini ve Koenzim Q10 destekleridir.

KALP BESLENME PROGRAMI

1. Zerdeçal – Yemeklere bir çay kaşığı, veya ılık suya karıştırarak, günde 1 defa (Kurkumin)

2. Omega3 takviyesi (En iyi oran: Ocean +) – Günde 2 adet

3. Magnezyum (Toz) – Her gün bir adet

4. Vitamin C Plus – Her gün bir adet

5. Vitamin D Takviyesi – Her gün bir adet (Kan değelerine göre alınmayabilir)

6. Hindistan Cevizi Yağı – (Günde 1-2 tatlı kaşığı / Beyin Yakıtı)

7. Ceviz – Günde beş adet (Omega 3 - HDL)

8. Yer Fıstığı – Koenzim Q10

9. Chia Tohumu – İki yemek kaşığı (Omega 3 - HDL)

10. Tahin – Susam yağı takviyesi olarak (Koenzim Q10 - HDL)

11. Ton Balığı – Omega 3

12. Keçiboynuzu Pekmezi – Antioksidan (Tahinle karıştırılarak tüketilebilir)

13. El yapımı turşu – Probiyotik

14. El yapımı yoğurt – Probiyotik

15. Greçka – Glutensiz

16. Köy Yumurtası – Omega 3

17. Tereyağı – HDL / İyi kollesterol desteği

18. Ham Zeytinyağı – HDL / İyi kollesterol desteği

19. Sarımsak (Günde iki diş) – Tansiyon kontrolü

20. Filtre Kahve veya Türk kahvesi – Her gün bir yada iki fincan
Yazar: Jakob Corewill - 3/01/2019

21 Şubat 2019 Perşembe

MANTAR SOTE (YABAN USULÜ)


Selamlar. Bildiğiniz gibi arasıra yeni yemek denemelerim oluyor ve hakikaten tutturursam hiç affetmeden hemen sizlerle paylaşıyorum. İşte yine öyle tariflerden biri geliyor. Acılı, Kıymalı, Patatesli Mantar sote. Yaban usulü olarak adlandırdığım bu tarifte yabandan kastım, içinde domates ve salça türevinin olmaması aslında. Bu sayede mantar ve kıymanın baharatlarla olan muhteşem lezzzetini daha net alabiliyoruz yemeği yerken. Gelelim tarife;

İÇİNDEKİLER
1. Kıyma (100 - 150 gr)
2. Yarım kilo mantar
3. Bir adet patates
4. Baharatlar / Tuz, Karabiber, Zerdeçal, Pulbiber, Kimyon (Bir çay kaşığı)
5. Zeytinyağı 
6. Tereyağı
7. Bir büyük soğan
8. Bolca yeşil sivri biber
9. İki diş sarımsak

YAPILIŞI
Mantar ve patatesleri uzun ve ince şekilde doğrayıp tavada kızartıyoruz. Ardından geniş bir tencerede, zeytinyağında önce kıyma ardından soğan, biber ve sarımsakları iyice soteliyoruz. Bu arada baharatları da karıştırmayı unutmuyoruz. Sonrasında kızarmış mantar ve patatesleri üzerine ilave edip biraz daha soteledikten sonra önce tereyağ sonra bir bardak sıcak su ilave edip on dakika daha ateşte bekletiyoruz. Dinlenmeye alıp sonrasında yanında kaymaklı köy yoğurduyla afiyetle yiyoruz.  
Yazar: Jakob Corewill - 2/21/2019

27 Ocak 2019 Pazar

NOHUTLU KIYMALI KABAK


Glutenfree, lezzet dünyası sayfasına açtığımız bir başka tarifle karşınızdayım sevgili dostlar. Sebze ağırlıklı bir kabak yemeği tarifi vereceğim. Aslında havuçlu, patatesli, kabak yemeği adını da koyabileceğim bu tarifi umarım beğenirsiniz. Gelelim malzeme ve hazırlanış kısmına...

MALZEMELER:
1. Bir büyükçe kabak
2. Bir iri havuç
3. Bir orta boy patates
4. Haşlanmış nohut (bir çay bardağı)
5. Bir soğan ve bir diş sarımsak
6. Bir mevsim domatesi
7. Yeşil sivri biber (iki adet)
8. Biber salçası (bir yemek kaşığı)
9. Kıyma (200 gr.)
10. Baharatlar (bir çay kaşığı karabiber, pul biber, zerdeçal, kimyon, tuz)
11. Dört bardak su
12. Zeytinyağı (iki yemek kaşığı)
13. Tereyağı (bir yemek kaşığı)

HAZIRLANIŞI:
Önceden yaptığınız nohut yemeğinden mutlaka bir bardak ayırın çünkü bu kadarcık nohutu haşlamak eziyet olacaktır. Yemeğimizi orta boy bir düdüklüde yapacağız. Önce kıymayı sotelendikten sonra yağları koyuyoruz. Üzerine soğan, sarımsak, domates ve biberleri ince doğranmış halde koyarak kavurmaya başlıyoruz. Bu arada baharatları atabilirsiniz. Salçayı da ilave edip biraz daha kavurduktan sonra nohut, geri kalan sebzeler ve üç bardak suyu ilave edip ağzını kapatalım. Kaynadıktan sonra altını kısıp tencerenin düdüğünü kapatın ve yarım saat pişirin. On beş dakika dinlendirdikten sonra yemeğimiz afiyetle midenize girmeye hak kazanmış demektir. 
Yazar: Jakob Corewill - 1/27/2019

25 Ocak 2019 Cuma

KAHVALTI, GLUTENSİZ BESLENME


Kahvaltı günün en önemli öğünü olsa da yediğimiz çok sağlıksız besinlerle vücudumuz için gerekli protein ve yağları maalesef yeterince alamıyoruz. Bu yüzden Glutensiz bir kahvaltı güne başlamanın en iyi yollarından biridir. Beyniniz zehir gibi çalışırken vücudunuz süper zinde hale gelir. Enerjiyi nereye harcayacağınızı şaşırırsınız.

Bu kadar anlattıktan sonra Glutensiz Kahvaltı listemizde sıra:

1. Labne Peyniri
2. Yağlı inek peyniri (Ezine)
3. Kaymak
4. Karabuğday patlağı (Ekmeksiz yapamayanlar için)
5. Sayısız yumurta (İster tereyağında kızarmış, ister haşlanmış)
6. Mevsim domatesi
7. Maydonoz
8. Mevsim yeşil biberi
9. Mevsim Salatalığı
10. Çemen (Kayseri usulü)
11. Zeytin (Her çeşit)
12. Tereyağı
13. Hindistan cevizi yağı
14. 5 adet Ceviz
15. Kahvaltıda çay
16. Kremalı Türk Kahvesi (Üzerine yada güne başlarken uyandıktan sonra)
17. Filtre Kahve (Kahvaltı öncesi)
Yazar: Jakob Corewill - 1/25/2019

24 Ocak 2019 Perşembe

KALP DOSTU GREÇKA ÇORBASI


Karabuğday tariflerimden bir yenisi ile daha sizlerle beraberim. Bu sefer şu soğuk kış günlerinde içimizi ısıtacak güzel bir çorba yapayım istedim. Madem yaptım neden sizinle de paylaşmıyorum değil mi?

MALZEMELER:
1. Yoğurt (350 - 400 gr)
2. Yumurta (1 adet)
3. Kuru Nane (1 tatlı kaşığı)
4. Baharatlar: Karabiber, Tuz, Pul Biber, Zerdeçal (1 çay kaşığı)
5. Greçka (yarım su bardağı)
6. Zeytinyağı (1 yemek kaşığı)
7. Tereyağı (1 tatlı kaşığı)

YAPILIŞI
Çorbayı yapacağımız tencerenin içine önce yoğurt, nane, baharatlar, yumurta, bir bardak su ve zeytinyağını koyuyoruz. İyice karıştırdıktan sonra kaynaması için ocağın üzerine koyalım. Kaynamaya yakın greçka ve tereyağını ekleyip karıştıralım. Kaynadıktan sonra ocağın altını ve tencerenin kapağını kapatıp çorbamızı dinlendiriyoruz. Afiyet olsun!
Yazar: Jakob Corewill - 1/24/2019

23 Ocak 2019 Çarşamba

BOL ACILI GREÇKA PİLAVI


Selamlar. Karabuğday, mükemmel bir besin kaynağı. Adına aldanmayın. Özünde bir buğday türevi değil Greçka adlı bir bitkiden üretilen soğuk iklim sebzesidir. Faydaları ise anlatmakla bitmez ama en önemlisi diğer benzeri buğday türevlerinde bulunan ve insan vücuduna çok zararlı olan GLUTEN içermemesidir.
Uzun süreden beri değişik Greçka tarifleri ile çeşitli denemeler yaparken en son yaptığım ve mükemmel bir sonuç elde ettiğim 'Acılı, Patlıcanlı, Mercimekli Greçka Pilavı' tarifini sizlerle paylaşmak istedim.

MALZEMELER:
1. İrice Soğan (1 Adet)
2. Sarımsak (1 Diş)
3. Domates (1 Adet)
4. Sivri, Kırmızı, Köy Biberi (5 adet) 
5. Acı Biber Salçası (Doluca 1 Yemek Kaşığı) 
6. Yeşil Mercimek (Yarım Su Bardağı)
7. Karabuğday (1 Su Bardağı)
8. Patlıcan (2 Adet İri)
9. Baharatlar: Karabiber, Zerdeçal, Kimyon, Tuz, (1 Çay Kaşığı)
10. Zeytinyağı (2 Yemek Kaşığı)
11. Tereyağı (1 Tatlı Kaşığı)
12. 100 gr Kıyma

YAPILIŞI:
Patlıcanları çok küçük kareler halinde doğrayıp, zeytinyağında kızartalım. Ardından, zeytinyağını kızdırıp kıymaları soteliyoruz. Soğan sarımsak, ve biberleri robottan geçirdikten yada ince ince doğradıktan sonra kıymanın üzerine ilave edin. Ardından salça ve baharatları koyalım. Tereyağı da koyup iyice kavurduktan sonra önceden iki saat ılık suda beklettiğimiz mercimekleri, greçkayı ve patlıcanları ilave edelim. Bir dakika karıştırdıktan sonra üç bardak su ilave edip kaynatıyoruz. Kaynadıktan sonra altını kısıp ara sıra kontrol ederek (dibine tutmasın!) suyunu iyice çektirin. Çok az su kaldığında ateşi kapatın. Tencerenin ağzını havlu peçeteyle boşluk kalmayacak şekilde sarıp, kapağını üzerine kapatın. 15 dakika bekledikten sonra afiyetle yiyebilirsiniz.


Yazar: Jakob Corewill - 1/23/2019

8 Ocak 2019 Salı

MUĞLA TARHANASI (Orjinal)


Selamlar. Son günlerde uzun zamandır yapmadığım Muğla Tarhanası'nı yapmak niyetiyle mutfağa girdim. Bu arada internetten yeni bir şeyler deneyebilir miyim yada orjinali nasıl oluyor diyerek araştırmalara başlamıştım ancak tarifler kısa sürede beni deli etmeye yetti.
Ben Muğlalı'yım ve neredeyse binlerce kere yediğim orjinal köylü Muğla Tarhanası'nın nasıl saçma tariflerle anlatıldığını gördüm. E, iş başa düştü diyerek kendi tarifimi sizlere yayınlamak istiyorum.
Herşeyden önce yapılan en büyük hatayı söylememe izin verin. Kardeşim, Muğla Tarhanası'nın içine kuşbaşı et, kıyma ve türevi girmeeeeez! Bunların yerine haşlanmış etin suyunu koymak gerekir.
İkinci olarak nerde görülmüş tarhanaya domatesin konduğu. Haa kırmızı tarhanada salça, kırmızı toz biber ve domates konabilir ama orjinalinde kesinlikle böyle bir şey söz konusu değil.
Son olarak soğan kavuran tariflere lafım. Böyle bir şey yok! Kafanızdan çıkarın! Gelelim tarife,

İÇİNDEKİLER
Et suyu (5 su bardağı)
Börülce (1 çay bardağı)
Tarhana (Altı parça)
Tuz (1 çay kaşığı)
İsteğe göre nane
Tereyağı (1 Yemek kaşığı) 
Ev yapımı zeytinyağı (1 yemek kaşığı)
Kurutulmuş Biber (5 adet)
3 diş sarımsak

YAPILIŞI
Önceden suda bekletilen börülce ve tarhana et suyuyla kaynatılır. Bu esnada içine kurutulmuş biber, tuz, nane, yağlar eklenir. Karıştırılarak kırk dakika (Yada börülceler yumuşayıncaya kadar) kısık ateşte kaynatılır. (İşin sırrı iyi karıştırmakta) Pişme işlemi bittiğinde içine önceden ezilmiş sarımsaklar ilave edilip kapağı kapatılarak on beş dakika beklenir. Ta daaaaa! Harika bir çorba olduğu hissedilerek afiyetle içilir.

Yazar: Jakob Corewill - 1/08/2019