Blogger tarafından desteklenmektedir.
Oooo neler var neler!

15 Kasım 2019 Cuma

KREMALI MANTAR / EZBER BOZAN TARİFLER

Yine kendi tarifim olan ve içeriği tamamen değiştirilmiş, protein ve koenzim q10, ağırlıklı harika bir çorba tarifi ile karşınızdayım. İyi tutturursanız mükemmel hale geleceğine eminim ama bu biraz mesele tabii ki. Bu arada konu başlığına ezber bozan dememin sebebi yaptığım araştırmalardaki tariflerin neredeyse birbirinin aynısı olması ve bu tarifin anlatılanlara benzememesi. Her neyse malzemelere geçebiliriz.

Krema İçin:
200 gr Yoğurt (Biraz sert olmasında fayda var ancak ekşime olmaması önemli)
Bir adet yumurta
1 Yemek kaşığı mercimek unu (Haydaa dediğinizi duyarmış gibiyim, ancak içinde gluten olmayan doğal protein ve lif deposu olan bu un sadece sağlıklı olmakla kalmıyor, yemeğe ayrı bir lezzet katıyor)
1 Yemek kaşığı tereyağı

Krema Hazırlanışı: Yoğurt, yumurta ve unu bir kabda iyice karıştırın. Tavada kızdırmadan erittiğiniz tereyağını azar azar karışıma yedirin.

Çorba için:
250 gr kültür mantarı
1 adet Kırmızı köz biber
3 adet sivri biber
2 diş sarımsak
1 adet küçük soğan
2 yemek kaşığı zeytinyağı
50 gr kıyma
Yeteri miktarda tuz (Krema çok yiyor bilginize), Karabiber, kimyon

Yapılışı: Mantar, biberler, soğan ve sarımsağı robotla çekip karıştırdıktan sonra önce kıymayı ardından karışımı kavuralım. Baharatlarını ilave edip 2 bardak su koyduktan sonra hafifçe kaynamaya başladığında kremasını da koyup kısık ateşte bir süre pişiriyoruz. Sonra on beş dakika bekletip afiyetle yiyoruz. Sağlıcakla kalın.
Yazar: Jakob Corewill - 11/15/2019

14 Kasım 2019 Perşembe

TAVUK CİĞERİ / EZBER BOZAN TARİFLER


Selamlar, uzun bir aradan sonra tekrar yazmaya fırsat bulduğum şu sıralar en son yaptığım araştırmalar ve sonuçları hakkında bir değerlendirme yaparken, insan hayatı için en önemli bileşiklerden biri olan Koenzim Q10'un en çok tavuk ciğerinde bulunduğunu fark ettiğimde hemen kolları sıvadım.

Nasıl yapacağımı araştırırken tariflerin pek de bana uygun olmadığını düşündüğüm için ben de kendi hayal gücümü kullanıp az önce mideye indirdiğim yukarıdaki tavuk ciğer soteyi sizlerle paylaşmak istiyorum.

Baktığım tariflerin ve videoların çoğu, klasik usul soğanla soteleme işlemi ile geçiştirilmiş. Bazılarında gluten deposu olan un kullanılmış. Bazılarına salça ilave edilmiş ama bunları zaten normal et kavuruken de yapıyoruz. Benim en sevdiğim tariflerden bir tanesi tavuğu eti ya da ciğeri marine etmek ancak ciğer marine tarifleri de süt ağırlıklı. Bu da laktoz eşiği zayıf olanlar için tehlike arz ediyor.

Gelelim tarifimize. Önce tabii ki marine işlemi var. Bunun için 500 gramlık tavuk ciğerini önce yüreklerden ayırıp, yağlarını ayıkladıktan sonra kare şekilde doğruyoruz. Sonra suyla iyice kanını süzdüğümüz ciğeri bir kaba alıp üzerine ciğer hizzasına kadar zeytinyağı koyuyoruz. Sonra sırasıyla, 2 diş ince doğranmış sarımsak, bir yemek kaşığı kimyon, karabiber, pul biber, tuz ilave ettikten sonra kabı dolabımıza kaldıralım. Dört saat kadar sonra artık tavamızı kızdırabiliriz. Karışımı tavaya atıp, isteğe göre üzerine biraz sivri biber ilave edebilirsiniz. Kavurma işlemi bittiğinde oturup afiyetle yiyebiliriz. Sağlıcakla kalın.
Yazar: Jakob Corewill - 11/14/2019

26 Eylül 2019 Perşembe

GÜNÜN EN ÖNEMLİ ÖĞÜNÜ


Selamlar. Bugün yaptığım kahvaltı tabağını çok beğendiğim için üzerinde bir kaç şey söylemek istedim. Uzun zamandır kahvaltı saatim öğlen 12 sularında ancak sabah 07'de kalkıyorum. Bu zaman zarfında nasıl besleniyorum derseniz sadece sağlıklı yağlar, çekilmiş kahve ve bitter ile bu arayı doldurduğumu ifade edeyim.

Tabii bundaki amacım vücudumun keton salgılamasına yardımcı olmak. Öğlen yediğim yukarıdaki, oldukça doyurucu kahvaltı ise gün boyu dinç kalmamı sağlıyor. Tabağın içinde bulunan maydanozun bol olmasının sebebi vücuttaki toksinlerin ve ödemin atılmasına yardım etmesi.

Hayvansal ve bitkisel omega3 ve protein deposu sayılan ceviz ve yumurtayı harika ikili olarak tanımlıyorum. Peynir, zeytin ve tereyağı ise Hdl (İyi Kollesterol) artımında yardımcı oluyor.

Bu kahvaltı beni kesmez diyorsanız, biraz çavdar ekmeği, bal ve pekmez ilave edebilirsiniz bu öğüne. Saygılarımla...
Yazar: Jakob Corewill - 9/26/2019

21 Eylül 2019 Cumartesi

PROTEİN VE YUMURTA İLİŞKİSİ

Selamlar. Uzun süredir yiyeceklerin taşıdığı besin değerlerini ve insan vücuduna sağladığı yarar ve zararları araştırıyorum ancak yumurtanın bu besinlerin içinde ayrı bir değeri olduğunu ifade etmek isterim. Tabii ki bu yeni bir bilgi değil ve birçok uzman bu konuda hemfikir ve zaten bu değerleri neredeyse hepimiz biliyoruz.Yine de tam olarak vücuda nasıl bir katkı sağladığını anlatmak istiyorum çünkü her ne kadar proteinin ve omega3'ün vücuda alınması önemli olsa da, ne kadar ve ne şekilde alındığıda önem taşıyor. Burada da değerler konusu devreye giriyor. Şimdi dilerseniz farklı kaynaklardan aldığım değer karşılaştırmalarına bakalım:


Besin Değeri100 gramda% Günlük Değer *
Kalori154 kcal% 7.7
Karbonhidrat0.7 g% 0.2
     
Protein12.9 g% 25.8
Yağ11.2 g% 17.2
     Kolesterol396.0 mg% 132.0
A Vitamini278.0 IU% 5.6
C Vitamini0.0 mg% 0.0
Potasyum147.0 mg% 4.2
Kalsiyum56.0 mg% 5.6
Demir2.1 mg% 11.7
Gördüğünüz gibi yumurtanın içinde C vitamıini yok. Buranın altını çizmek istedim. Lif oranı da 0 olan bu besinin içinde 6 gr protein bulunuyor. Yetişkin bir insanın (Yaklaşık 80 Kg), günlük alması gereken protein miktarı 64 gr. Bunun 26 gramı hayvansal, 38 gramı bitkisel olmalı. Yüz gram peynir yaklaşık 13 gr protein içeriyor. Bu hesaba göre günde 2 yumurta ve 100 gram peynirle günlük hayvansal protein ihtiyacınız karşılanmış oluyor. Bunun haricinde de Qoenzim Q10 ve Omega3 içeren besinlerle de (Tavuk, Kıyma, Ciğer, Balık) protein ihtiyacınızı tam olarak karşılayabiliyorsunuz.

Bitkisel proteinde ise günde yiyeceğiniz 5 ceviz, 4 gramlık bitkisel protein ihtiyacınızı karşılayacaktır. Aynı şekilde bir avuç fındıkta 5 gram protein bulunur. Burada asıl bahsetmek istediğim özel bir yiyecek olan yeşil mercimek; Her 100 gramında 24 gram protein bulunan bu bakliyat türü oldukça faydalı. Ayrıca 26 gram lif de içeren mercimek yemek tercihlerinizde atlanmaması gereken bir yiyecek.

Özetle yumurta protein açığı konusunda beslenme zincirinde önemli bir yere sahip ve sabah öğünlerinde mutlaka alınması gereken bir besin. Son olarak içeriğindeki omega3 değerinin de insan vücuduna sağladığı faydaları da gözardı etmemek gerekiyor. Saygılarımla
Yazar: Jakob Corewill - 9/21/2019

25 Ağustos 2019 Pazar

6 KAT KARIN KASI NASIL YAPILIR?- 6 PACK WORKOUT

Merhabalar! Kalp yetmezliği sorunumun ortaya çıkmasından bu yana neredeyse 9 ay geçti ve sonunda iyi beslenme, uyku ve spor düzeni ile 22 kilo kaybından sonra daha sağlıklı bir hayata başladım. Tabii bu kilo kaybı gardırobumu baştan sona yenilememe neden oldu ancak bir başka durum daha ortaya çıktı. Bu arada aşağıdaki resimde soldaki benim. Son halim :)
Şimdilerde ise kilo kaybının yarattığı vücut etkilerinden bahsetmem gerekirse; deri fazlalığı oluştu. Ben de vücudumun sıkılaşması gerektiğini düşünerek giriştiğim araştırmalarda karın ve göğüs kaslarıma şekil vermeye karar verdim. Bu da beni derin araştırmalara yöneltti ve sonuç olarak karın kaslarımı 6 kat yapacak çalışmalara başladım. Aşağıdaki ilk video günde 10 dakikalık bir çalışmayı kapsıyor ve oldukça sıkı bir çalışma olduğunu itiraf etmeliyim.

Bu çalışma temposunun sonuç vereceğine oldukça inançlıyım ancak yaptığım araştırmalarda karın kası yapmanın sadece şekillendirmeden ibaret olmadığını anladım. Ayrıca sadece ön tarafın değil arka kısmın da çok önemi var ve hepimizin derdi olan fıtık da sinsi bir düşman misali her an hazırda beklemekte. Bu yüzden kendimize zarar vermeden çalışmamız gerekiyor. Bunun yolu  da karın ve bel kaslarını güçlendirmek. Bu noktada devreye giren Isometrik duruş şekilleri güçlü karın için ideal. Aşağıda sizler için hazırladığım video bu duruşları izleyerek çalışmanızı sağlayacak. Her biri 25-30 saniye kadar süren bu 20 duruş şekli tamamen sırt, karın ve belinizi güçlendirmeye yönelik. Uzmanlar bu hareketleri haftanın iki günü yapmanız gerektiğini söylese de bence bel hareketlerinin yanında haftada dört tekrar ideal gibi duruyor. İyi çalışmalar ve sağlıklı günler hepinizin olsun. Saygılarımla...
Yazar: Jakob Corewill - 8/25/2019

21 Temmuz 2019 Pazar

ALİTA SAVAŞ MELEĞİ


Son dönemde vizyona giren en ilginç fantastik bilimkurgu filmlerinden biri olan Alita Battle Angel, parçaları artık bir çöplük olarak kullanılan dünya yüzeyine atılmış olan bir Syborg savaşçısının yeniden dirilişine konu olmakta. 
Tekrar uyandırıldığında kendini tanımaya çalışan şirin Cyborgumuz aslında bir savaşçı olduğunu keşfetmeye başladığında aynı zamanda kim olduğunu da araştırır. Aslında çok eski bir zamana ait hisleri olan çok daha ileri teknolojik yapıdaki Alita, bu özelliklerini keşfettiğinde artık şimdiki zamandaki adaletsiz düzenin kurucusuna başkaldırmaya hazırdır.
Sıradışı tasarımlarıyla göz dolduran, vücutları tamamıyla yeniden yapılmış diğer avcı syborglara karşı mücadeleye girdiğinde, ona yardım eden genç insana aşık olmuştur. 
İnsan duygularını birebir hisseden Alita için bu aşk bir sorun olacaktır ama aynı zamanda onun gerçek kimliğini bulmasına yardım edecektir.
Fütüristik gelecek akımının öncülerinden biri olabilecek düzeyde bir hayal gücüyle işlenmiş, seyri oldukça keyifli, devamını bekleten bir film olan Alita Battle Angel, mutlaka izlenmesi gerekiyor. İyi seyirler. 
Yazar: Jakob Corewill - 7/21/2019

15 Temmuz 2019 Pazartesi

KETOJENİK BESLENME PROGRAMI

KETOJENİK BESLENME PROGRAMI

GÜNE BAŞLARKEN
BİR BAR BİTTER, BİR YEMEK KAŞIĞI HİNDİSTAN CEVİZİ YAĞI, DÖRT TATLI KAŞIĞI TAHİN, BALIK YAĞI (1200mg)
10.00 SULARINDA
Türk kahvesi, Filtre Kahve, Espresso (Süt Kaymağı kullanılabilir)
ÖĞLEN SAATLERİNDE
PEYNİR (HER ÇEŞİT), TEREYAĞI, YUMURTA, ZEYTİN, ZEYTİNYAĞI, DOMATES, Y.BİBER, MAYDANOZ, ÇAY, CEVİZ, BADEM
AKŞAMÜSTÜ AÇLIĞINDA
KÜÇÜK KASE YOĞURT, YEŞİL ELMA, SALATALIK, LEBLEBİ, KABAK ÇEKİRDEĞİ, BALIK YAĞI 2 (1200mg)
AKŞAM SEHERİNDE
KIYMALI – NOHUT, MANTAR, YEŞİL MERCİMEK, KABAK, PATLICAN / TAVUK (HER ÇEŞİT), BALIK, UNSUZ KÖFTE, SALATA, YOĞURT (CHİA ,KETEN TOHUMLU, ZERDEÇALLI), CACIK,GREÇKA PİLAVI
YATMADAN 2 SAAT ÖNCE
BİR, İKİ AVUÇ YER FISTIĞI, FINDIK, KABAK ÇEKİRDEĞİ VEYA AYÇEKİRDEĞİ
YAPILMASI GEREKENLER

YEMEKLERDE UN, AYÇİÇEK YAĞI KULLANMAYINIZ. TUZ OLARAK KESİNLİKLE DOĞAL KAYA TUZU TERCİH EDİNİZ. GÜNDE EN AZ 3 LİTRE SU İÇİNİZ. SÜT, PİRİNÇ, PATATES ÇOK AZ TÜKETİNİZ. BULGUR GLUTEN KAYNAĞI, MÜMKÜNSE YEMEYİNİZ. KAN DEĞERLERİNİZE GÖRE GÜNLÜK C, D VİTAMİNİ VE MAGNEZYUM TAKVİYESİ ALINIZ.
MEYVA OLARAK, AZ OLMAK KAYDIYLA KİRAZ, KIRMIZI ÜZÜM, KURU ÜZÜM, ÇİLEK, İNCİR, İNCİR KURUSU, KURU KAYISI VE ORMAN MEVVALARINI TERCİH EDİNİZ.
İÇİNDE UN, KARBONHİDRAT, ŞEKER (GLİKOZ-FRUKTOZ) OLAN BESİNLERİ HAYATINIZDAN ÇIKARINIZ. YOĞURT, YUMURTA HARİCİNDE PAKET ÜRÜNLER YERİNE DOĞAL OLANLARI VEYA DOĞAL YOLLARLA YAPILANLARI KULLANINIZ. GÜNLÜK EN AZ BİR SAAT HAFİF DE OLSA SPOR YAPINIZ.
PEKİ NEDEN; BİR TÜRLÜ KURTULAMADIĞINIZ HER ÇEŞİT İÇ HASTALIĞIN SONUCUNU DEĞİL, SEBEBİNİ ORTADAN KALDIRMAK İÇİN.
Yazar: Jakob Corewill - 7/15/2019

13 Haziran 2019 Perşembe

BUNLARI BİLİYOR MUYDUNUZ? HOMOJENİZE YOĞURT

Kimi zaman hepimizin beslenme ile ilgili bazı şüpheleri, bazı endişeleri olabiliyor. Bunları gidermenin iyi yollarından biri ise iyi araştırma yapmak. Neyse ki piyasada bu konuda bize yardımcı olabilecek birçok kaynak mevcut.

Gelelim yakın zamanda yaptığımız araştırmalara. Bunlardan ilki ev yoğurdu ve homojen yoğurt hakkında olacak. Hepimiz ev yoğurdunun gerçekten çok daha taze ve doğal olduğunu ve bu yüzden tercihen alınması veya yapılması gerektiğini düşünürüz. Ben de bu şekilde düşünüyorum hala ancak bir farkla. Yoğurdu tüketmemizin sayısız faydaları olduğu aşikar. Bunlardan en faydalısı tabii ki yoğurdun bir probiyotik kaynağı olması ve bağırsaklarımız için vazgeçilmez bir besin olduğu. Bu noktada yaptığım araştırma probiyotik kaynağı olarak hangi yoğurdu seçmemiz gerektiği ile ilgiliydi.

Bu noktada her zaman takıldığımız ana unsur homojenize yoğurdun neden ekşimediğiydi. Bunun içine koruyucu madde konulması ile olduğu şüphelerimiz vardı ve genel kanı hep bu yönde aslında ancak durum bu değil.

Yoğurdun istenilen kıvam, lezzet ve besleyicilikte olması için; Mikroorganizmalardan arınmış süt kullanılması, taze maya kullanılması, mayalamanın uygun sıcaklıkta ve sürede yapılması gerekir. Ev yapımı yoğurtlar bu koşullarda üretilemeyeceği için, ambalajlı yoğurtlara göre daha çabuk ekşirler.

Son olarak tabii ki doğal olarak yapılan yoğurtlar da gerçekten çok sağlıklı ancak hemen tüketilmesi gerektiği kanısındayım. Saygılarımla...


Yazar: Jakob Corewill - 6/13/2019

5 Haziran 2019 Çarşamba

BİTTER AMA HANGİSİ?


Selamlar. Bitter çikolata ile ilgili bir önceki yazımızdan hatırlarsanız, kakaonun insan vücuduna neden çok faydalı olduğunu ve ne şekilde tüketmemiz gerektiğini anlatmıştık. (Bakınız - Bitter Çikolata Mucizesi) Tabii ki bununla yetinmeyerek bu sefer piyasada en çabuk ulaşacağımız bitter çikolataları ve besin değerlerini araştırmaya başladık.

İlk olarak Eti, Ülker ve Buono markalarının besin değerlerini incelediğimizde her birinin 100 gramında %30'un üzerinde şeker ilavesi olduğunu görüyoruz. Burada Buonu şeker ilavesiz sütlü çikolatayı ayrı bir yere koymak gerekiyor ancak her ne kadar maltitol ile tatlandırılıp laktoz etkisini düşürücü bakteri üretimi sayesinde sindirimi rahatlatsa da içindeki kakao oranı sadece %30 olduğu için diğer alternatiflere yöneldik.

Bu esnada karşımıza çıkan Nestle 1927'nin %82 lik kakao değeri olan çikolatası hemen dikkatimizi çekti. Bir çok araştırmanın sonuçlarını değerlendirip, besin değerlerini ve vücuda etkisini karşılaştırdığımızda, 100 gramındaki %20 lik şeker oranı, kakao yüzdesi ile sağlıklı gıda kategorisinde diğer rakiplerini rahatlıkla geçiyor.

65 gramlık pakette her bar 1 gram şeker ilavesi içeriyor. Bu da demek ki gönül rahatlığıyla şeker dengenizi bozmadan bir porsiyon yani beş bar tüketebilirsiniz, tabii günlük 22 gram şeker ihtiyacınızı da düşünerek. Keyifli ve sağlıklı günler... 

Maltitol: Bir şeker ikamesi olarak kullanılan bir şeker alkoldür. Esmerliğin% 75–90'ında tatlılık ve esmerleşme hariç neredeyse aynı özelliklere sahiptir. Sofra şekeri yerine kullanılır, çünkü yarısı kaloriktir, diş çürümesini arttırmaz ve kan şekeri üzerinde bir miktar daha az etkiye sahiptir.



Yazar: Jakob Corewill - 6/05/2019

26 Mayıs 2019 Pazar

JOHN WICK 3 - PARABELLUM


Eminim tüm sinemaseverlerin bildiği bir seri olan John Wick, hakkında bahsetmeden geçemeyeceğim son yapımı Parabellum ile gerçekten izlemesi keyifli bir yapım ortaya koymuş durumda.

İlk olarak filmin başından sonuna yerime çakılıp, soluksuz izlediğimi itiraf etmeliyim. Aslında bu kadar şiddet unsuru olan bir film olmasına rağmen bazen şok olup bazen de gülmekten kendimi alamadığım heyecanlı sahneleri ile bu şiddetin sizi çok rahatsız etmediğini söylemeliyim ancak tabii ki film +16 kategorisinde.

Gelelim konuya; film, gizli suikastçı birliğinden atılan John Wick'in, kellesi karşılığında ödül almak için peşine düşen suikastçılara karşı verdiği mücadeleyi konu ediyor. John Wick iki nedenden ötürü firaridir. Kellesi üzerine 14 milyon dolarlık açık sözleşme konulmuştur ve temel bir kuralı ihlal etmiştir; Continental Hotel'de birini öldürmüştür. Kurbanı ise açık kontratı sunan Yüksek Masa üyesidir. İşi bitmiş olması gereken John'a otelin yöneticisi Winston tarafından bir saatlik bir kaçış süresi verilir. Ardından üyeliği iptal edilecek, tüm hizmetlerden men edilecek ve diğer üyelerle iletişimi kesilecektir. John'un New York City'den kaçma mücadelesinde güvenebileceği tek şey servis endüstrisidir.

Sahneler ise ayrı bir tartışma konusu olmuş durumda. Hele iki, at çifteleme sahnesi var ki, tepki vermeden edemiyorsunuz izlerken.
Bu tarz sahnelerin yoğunlukta olduğu ilk kovalamaca sahnelerinde bir başka sahne ise silahların mermilerinin bittiği ve olay yerindeki bıçakların kullanıldığı ilk başta olayın hangi boyuta gideceğini anlamadığınız ama oldukça uzun süren bıçak savaşları sahnesi. Önce hemen bitecek gibi düşündüğünüz sahne bıçakları yiyip tekrar ayağa kalkan adamların on bıçak darbesi ile sonunda ölmesi ile son buluyor. O an hadi canım dediğiniz an aslında...
İki olgudan bahsetmeden olmaz. Filmin bir bölümünde Jhon Wick'e eşlik eden Sofia'nın (Halle Berry) önce kahramanımızı dışlaması ama sonra köpeğini öldürdüklerinde işlerin değişmesi. Buradan şunu çıkarıyoruz. Asla ama asla bir suikastçinin köpeğini öldürmeyeceksin. Yoksa katliam oluyor. 
Bahsedeceğim ikinci şey ise, bireysel adam öldürme rekorunun filme yansımış olması. Filmin bu rekoru ele geçirdiğini düşünüyorum tabii bu sadece bir tahmin. Kaçırmayın ve mutlaka izleyin...


Yazar: Jakob Corewill - 5/26/2019

12 Mayıs 2019 Pazar

BİTTER ÇİKOLATA MUCİZESİ

Selamlar. Bildiğiniz gibi elimden geldiği kadar yaptığım araştırmaları ve faydasını gördüğüm yiyecek türlerini sizlerle paylaşıyorum. İşte onlardan bir tanesi daha. Sizin için bitter çikolatayı ve faydalarını bilimsel olarak araştırıp sonuçları ayrıntılı bir şekilde ortaya koyan Celal Bayar Üniversitesi Öğretim üyesi Doç. Dr. Özlem Tokuşoğlu'nun yazısından aldığım bilgileri en sade şekilde sizlere anlatacağım.

Bitter'in neden ve nasıl faydalı olduğuna geçmeden önce %70 oranında kakao içeren bitter çikolata için önerilen günlük doz sadece 7 gram. Bu da her bir barın yarısı kadar.

Neden bitter sorusuna vereceğimiz cevap tabiiki bol kakao oranı olacaktır çünkü kakaoda kırmızı şaraba oranla iki, yeşil çaya oranla üç kata daha fazla fenolik antioksidan madde bulunur. Peki fenolik antioksidan nedir ve vücudumuza neden gereklidir?

Herşeyden önce kakao çok güçlü bir potasyum ve bakır kaynağıdır. Bu da demiri absorbe etmede son derece faydalıdır.

Kakao ve çikolata, tüketen kişiye enerji verir kan şekerini hızlı yükseltmeyen glisemik indeks açısından özel bir gıdadır. Bağışıklık ve üreme sistemi için faydalı olan demir (Fe) ve çinko (Zn) bakımından da oldukça zengin bir üründür.


Yapılan araştırmalarda kakaonun kötü kolesterol (LDL) seviyesini indirerek, damar genişlemelerini baskılayıp, kalp ve damar sağlığını koruyucusu etkisi olduğu net şekilde saptanmıştır. Ayrıca insüline karşı duyarlılığı arttırıp bağışıklık sistemini güçlendirerek enflamasyonu azalttığı da yapılan tespitler arasındadır. 


Kakaonun sağlık etkilerine ilişkin yapılan araştırmalar kapsamında; beyni koruduğu, takviye ettiği, hafızayı ve bilişselliği geliştirdiği, immün fonksiyonu takviye ettiği, spesifik immün hücrelerini artırdığı, kalp sağlığını takviye ettiği, serbest radikalleri, enflamasyonu, stresi nötralize edebildiği, cilt yenilenmesine yardımcı olabildiği, cildi ve deriyi UV radyasyonundan koruduğu, dokulardaki enflamasyonu minimize edebildiği, kalp, kas, beyin fonksiyonlarını takviye edebildiği, serbest radikal hasarlarını ve enflamasyonu bloke ederek kan damarlarının rahatlamasına yardımcı olabildiği ve toplamsal performansı yükselttiği rapor edilmektedir.

Ayrıca sağlık araştırmaları ışığında, hücre sağlığını koruduğu, oksidatif stres, enflamasyon, serbest radikal hasarından hücreleri koruduğu ve hücre sağlığını iyileştirdiği, toplamsal enerjiyi artırmak için hücresel metabolizmayı geliştirdiği, ağız sağlığını geliştirdiği, iyileştirdiği ve diş eti dokularındaki serbest radikal hasarlarını önleyebildiği, diş çürümelerini tetikleyen bakterileri inhibe edebildiği, esansiyal beyin kimyasallarını geliştirdiği ve psikolojiyi takviye edebildiği de ifade edilmektedir.




Özetle bakılacak olursa, özellikle kakao polifenollerinin antioksidan aktiviteye sahip olmaları, kan basıncı ve bağışıklık sistemi üzerinde olumlu etkilerinin olması, antimikrobiyal ve antialerjik özellikleri, antiaterojenik özellikleri, endotelyal fonksiyonu iyileştirici özellikleri ve nitrik aside bağlı damar genişletici etkileri, ağrı kesici yönü, LDL üzerine inhibe edici etkileri ve damar tıkanıklığı üzerinde durdurucu etkileri belirli çalışmalarla ortaya konulmuştur.
Tipik ticari çikolatada, çikolata üretim işlemi sonrası söz konusu tüm değerli flavonoidlerin düzeyleri, yarıdan daha aza inmektedir. Bu anlamda, bitter (koyu, siyah) çikolata tüketilmesi önerilmektedir, zira bitter çikolatada biyoaktiflerin konsantrasyonu yüksektir.

Sütlü çikolata, süt içerir, süt; çikolata fenoliklerinin antioksidan kalitesini etkisizleştirir. Sütteki proteinler, bu antioksidanları bağlar ve vücut tarafından fenolik antioksidanların daha az absorbe olmasına yol açar.

Bitter çikolata (koyu, siyah çikolata), sütlü çikolatadan daha az şeker ihtiva eder. Şeker bilindiği üzere; immün sistemin fonksiyonlarını zayıflatmaktadır, bu noktada şekerin az olduğu bitter çikolataların tercihi son derece önemlidir.


Araştırma sonuçlarına göre; haftada iki ya da üç kez olmak üzere, önerilen günlük çikolata tüketiminin gün başına 6.7 g/gün olduğu ifade edilmektedir; yani günlük yaklaşık 7 g tüketimin sağlık etkileri açısından olumlu olduğu belirtilmektedir. Diabeti önlemede önemlilik arzeden glukoz metabolizması üzerinde, kan basıncı üzerinde ve kardiyovasküler sistem üzerindeki olumlu etkilerini alabilmek için, beyindeki endorfin düzeylerinin kontrollü yükselmesi ve fizikselaktif hareketlerde olumlu etkiler oluşması için uygun tüketim normu olarak belirlenmiş çikolatanın bu miktarı, bir bar çikolatanın yarısından aza karşın gelmektedir

İşte bu açıklamalar bize neden günde yarım bar bitter çikolata tüketmemiz gerektiğini çok daha net şekilde açıklıyor. Sağlıklı günler dilerim...

Kaynak: Tokuşoğlu Ö.2015. Kakao ve Çikolata Bilimi ve Teknolojisi. Sidas Medya Yayıncılık A.Ş, İzmir
Yazar: Jakob Corewill - 5/12/2019

1 Mayıs 2019 Çarşamba

SAĞLAM VÜCUT DİYETİ / STRONG BODY DIET

Selamlar. Uzun zamandan beri yaşam şeklimi değiştirip, iyi bir yemek, uyku ve spor düzeni oluşturduğumdan beri hayatımın hiç olmadığı kadar iyiye gittiğini itiraf etmeliyim. Zihnim oldukça iyi çalışırken, bedenim son derece aktif duruma geldi. Bunun yanında uyku sorunum ortadan kalkarak derin ve dinlendiren bir uyku haline dönüştü. Şimdi bunu nasıl yaptığımı daha önce birçok yazımda anlatmıştım ama artık detaylara inme zamanının geldiğine inanıyorum.  
Tabii bu duruma gelmemde bana yardımcı olan değerli arkadaşlarımın ve ailemin verdiği desteği de unutmam mümkün değil. 
Bugünkü konumuz sağlıklı bir şekilde vücudu yıkmadan nasıl beslenileceği ve kilo verileceği ile ilgili daha çok. Bunun için benim uyguladığım diyeti size göstermek için Diyetkolik sitesinden bazı listeler hazırladım. Bunlardan ilki yukarıda gördüğünüz kalori hesabı.
Sadece sağlıklı karbonhidratı aldığımız vücudumuz protein desteği ile sağlam bir yapıya kavuşurken, enerji kaynağını sağlıklı yağlardan alarak iyi kolesterolü yükseltip, tansiyonu düzenli seviyeye getiriyoruz. Nasıl mı?
Sabah sizi öğlene kadar götürecek ve güne rahat başlamanızı sağlayacak yağlarla başlayalım.



Burada eklemeyi unuttuğum iki şeyden biri, tahinin içine az miktarda ilave edeceğiniz pekmez, bal veya tahini yarım muz ve benzeri meyvenin üzerine koymanız. İkincisi ise bu yağlardaki proteinlerin (Omega3, Koenzim Q10) hızla yerlerine ulaşabilmesi için içeceğiniz Türk kahvesi veya filtre kahve. Sütsüz olmaz diyorsanız süt laktozsuz olmalı. Onun yerine süt kreması veya hindistan cevizi yağı da kullanabilrsiniz.
Öğlen vaktine kadar bu gıdalar sizi idare edecektir. Gelelim öğlen kahvaltısına;



Oldukça sağlam kalorisi olduğunu görebiliyorsunuz. Buna rağmen akşama kadar acıkırsanız arada sayısız salatalık tavsiye edebilirim. Akşama geldiğimizde;




Yukarıdaki listede tavuk yerine balık yada et tercih edebilirsiniz. Tamamen size kalmış. Bunun yanında protein destekli bakliyatlar da tercih edilebilir. Akşam vakti midemiz bazen kazınabilir. Bunu önlemek için;


Bir avuç yer fıstığı, fındık, kabak çekirdeği ve leblebi alabilirsiniz ama yer fıstığı kilit konumunda. İki sebepten; ilki Koenzin Q10 kaynağı olması, ikincisi mide dostu olması. Böylece mideniz sizi rahatsız etmeden iyi bir uyku çekebilirsiniz. 
Fark ettiğiniz gibi şeker üretici hiçbir besin yok. (Unlu mamüller, Tatlılar, Makarnalar, Meyvalar, Şekerli gıdalar)
İnsan vücudu kendi kendine yetecek şekeri rahatlıkla üretirken buna eklenebilecek her türlü şeker fazlası sizi çürütmeye başlayacaktır. Bu anlamda şekerden uzak durmak en iyisidir. 
Yine de şekersiz olmaz diyenler için arı balı, keçiboynuzu pekmezi, haftada iki meyve veya bitter çikolata önerebilirim. Vazgeçemiyorsak zararı en aza düşürebiliriz böylece. Sağlıklı günler sizlerin olsun. 
Yazar: Jakob Corewill - 5/01/2019

18 Mart 2019 Pazartesi

BOKS İDMANI İLE 500 KALORİ

Selamlar. bildiğiniz üzere uzun süreden beri iyi ve sağlıklı beslenme aynı zamanda nasıl kalori yakılacağına dair araştırmalar yapıyorum. Son dönemde Tabata ve HIIT Kardiyo antremanlarının ne kadar işe yaradığını test ettiğimde HIIT Kardiyonun hafif ve daha uzun şekilde yapılmasının hem gün boyu etkisinin daha iyi olduğunu hem de eğer kalp rahatsızlığınız varsa bu şekilde nasıl dengeli spor yapabileceğinizi keşfettim.

Tabata'nın en büyük özelliği kısa zamanda çok seri hareketlerin yapılması ve vücudu oksijensiz seviyeye getirerek nabzın gün boyu kuvvetli atmasının sağlaması ama bu gerçekten fiziksel olarak güçlü olanlar ve hayatı boyunca spor yapanlar için. Çünkü nabzın sürekli yüksek olması bir süre sonra sorunlara yol açabilir.
Şimdi gelelim HIIT kardiyo'nun oksijen seviyesini belli düzeyde tutan ve vücudu sıkılaştırıp gün boyu yağ yakımını sağlayan idman türlerine. Bunlardan biri daha önce bahsettiğim evde hızlı yürüme tekniği. (Buradan okuyabilirsiniz)

Bu teknik ve bir de bisiklette HIIT Kardiyo tekniği tam bahsettiğim içeriğe uygun ama ben daha uzun ve seri bir idman peşine düştüğümde bir çok değişik video izledim. Bazıları dans hareketleriyle yapılanlardı, bazıları ise içinde çok ağır olan hareketlerin olduğu idman programlarıydı. Ama bunlar gerek düzenleme gerekse amaca hizmet etmesi açısından yeterli değildi.
Şimdi bahsedeceğim ise tam olarak seri, kısa ve sık hareketlerin bir bütününden oluşan inanılmaz etkili bir çalışma metodu. Box idmanından esinlenmiş bu idmanlar tabiatı gereği çok zor olmayan ama çok fazla tekrardan oluştuğu için çok iyi kalori yakmanızı sağlıyor. 
Son derece sistemli ve hızlı olan bu idmanın 30 dakikalık ve 45 dakikalık iki versiyonunu aşağıdaki videolardan izleyebilirsiniz.

Yazar: Jakob Corewill - 3/18/2019

17 Mart 2019 Pazar

AŞK SÖZLERİ - KİTAPLARIMDAN

'Leyla aslında birçok erkek arkadaşı olmasına rağmen şu an Aiko’ya duyduğu yakınlığı hiçbirine duymadığını anlıyordu. Hiç ilişkisi olamayan bu beyaz tenli, kasları çok güzel gelişmiş olan uzun düz saçlı kız onu kendinden geçirmişti. Onu ilk böyle utangaç halde gördüğünde anlamıştı ona vurulduğunu. Aiko’yu incitmeden onun boynuna öpücükler kondurmaya başladığında kalbi yerinden çıkacakmış gibi olan Aiko ise ilk defa bu kadar özel hissediyordu kendisini. Leyla’nın dokunuşları onu baştan çıkarmış, hayatında hiç sevişmemiş olmasının verdiği heyecanla onun dudaklarının şehvetini titreyerek hissediyor ve buna hevesle karşılık veriyordu. Dudakları aşkın sihirli melodisini fısıldayan kalplerinin temposuna uyum sağlamış, alev gibi yanan tenleri birbirine değdiğinde, doruğa ulaşan inlemeleri aşk ateşini daha da körüklemişti.'

Yazar: Jakob Corewill - 3/17/2019

11 Mart 2019 Pazartesi

EN İYİ ANDROID UYGULAMALAR / TABATA TIMER FOR HIIT

Selamlar. En iyi Android uygulamalar bölümünde inceleyeceğimiz uygulama olan Tabata Timer for HIIT adından da anlaşılacağı üzere tabata veya HIIT Kardiyo çalışmalarınızda zamanlamayı ayarlamanız için yardımcı olmak üzere tasarlanmış.

Uygulamanın içinde birçok özellik mevcut. Birçok uygulamada olmayan veya ücretli uygulamalarda olan farklı tabata programlarındaki sınırlama bu uygulamada yok mesela. İstediğiniz kadar idman çeşitliliği yapabiliyorsunuz. 

İlk açıldığında setleri ve set içindeki tekrarları kendisinin ayarladığı örnek senkronizasyonu göreceksiniz. Burada yapmanız gereken hareketleri kaç saniye yaptığınızı ve dinlenme sürelerini belirlemek ama ilk başlayanlar için yirmi saniyeye on saniye olan çalışma temposu zaten ideal. Arayüzü biraz karışık olsa da kolayca çözebileceğiniz bir çok kısa yolu var uygulamanın. Başlangıç ve bitiş sürelerini ayarlayıp setleri düzenlediğinizde o sizin için süreyi sayıyor. Bu esnada siz de hareketlerinize odaklanabiliyorsunuz.

Uygulamanın artıları rakiplerine göre oldukça üst düzeyde. Her ne kadar sesli birinin başla, dur gibi komutları olmasa da bunun yerine çeşitli zil seçenekleri konmuş durumda ve inanın idman başlangıcı olan gonk sesini duyar duymaz şahlanıyorsunuz. Ayarladığınız her ayrı tabata progamına koyduğunuz simgelerden tutun da hergünkü idmanlarınızı ve neler yaptığınızı takip edebileceğiniz takvime kadar her şey düşünülmüş. 

Gelelim benim en sevdiğim yönüne. İsterseniz her başlangıç, set arası ve set bitişine ayrı ayrı müzikler koyun. İsterseniz müzik listenizi bir kere ayarlayın. O idman boyunca size eşlik etsin. Muhteşem oluyor. Ayrıca reklam özelliği çok küçük bir alanda, sizi hiç rahatsız etmeyecek pozisyonda. Kısacası her türlü idman programı için mükemmel çalışan bir uygulama. 

Yazar: Jakob Corewill - 3/11/2019

8 Mart 2019 Cuma

MANTARLI TAVUK IZGARA


Selamlar yine hafif, sağlıklı bir akşam menüsüyle daha karşınızdayım. Bugünkü tarifimiz tavuk ızgara, sote mantar. Hem çok besleyici, hem kalorisi düşük ve bol protein kaynağı bu yemeğin yanında ise destekleyici olarak içine chia tohumu ve sumak ilave edilmiş köy yoğurdu var.

İÇİNDEKİLER
250 gram tavuk bonfile
250 gram mantar
Bir tatlı kaşığı Zeytinyağı
Yeterince tuz, karabiber, kimyon ve pul biber
Garnitür (Ben çeri, maydonoz ve ısırgan otu kullandım)

YAPILIŞI
Tavuk bonfilemizi ince yarıklar açarak kızgın tavaya atıp her iki tarafını mühürledikten sonra, üzerine hafif zeytinyağı gezdirip biraz tuz ilave ederek kısık ateşte ızgaralıyoruz. Kızardıktan sonra onları alıp mantarları aynı tavanın içinde yüksek ateşte kavuruyoruz. Tabağa aldığımız mantar ve tavuğun yanına garnitürlerini de ekleyerek afiyetle yiyoruz.

Yazar: Jakob Corewill - 3/08/2019